Son Yazılar
Ana Sayfa / Seviyeler / A1 / Substitution About Pronouns

Substitution About Pronouns

One, ones

‘One’, sayılabilir tekil bir ismin yerine, “ones” sayılabilir çoğul bir ismin yerine kullanılır.
ÖRNEK :mrgreen:
  • “Do you need a pen ?” “No, thanks. I already have one.” (“Bir kaleme ihtiyacınız var mı?” “Hayır, teşekkürler. Benim zaten bir tane var.”)
  • I prefer light colours to dark ones. (Ben koyu renklere açık renkleri tercih ederim.)
  • The shopkeeper showed me two T-shirts and I bought the one with some flower patterns on. (Mağaza sahibi bana iki T-shirt gösterdi ve ben üzerinde çiçek deseni olanı aldım.)
  • The students in class B have got much better scores than the ones in C. (B sınıfındaki öğrenciler, C sınıfındakilerden daha iyi puanlara sahipler.)
  • The small buildings over there belong to the staff but those large ones are where the administrators stay. (Oranın üzerindeki küçük binalar personele aittir, ama bunların büyükleri yöneticilerin kaldıkları yerlerdir.)
İsmin yerine geçecek ‘one’ ya da ‘ones’ zamirlerinin kastettiği isimlere işaret edilmesi veya bunların belirtilmesi gerekiyorsa (örneğin bir “relative clause” ile), o zaman başlarına ‘the’ alırlar.
ÖRNEK :mrgreen:
  • “I would like to try that shirt on.” “Which one?” “The blue one.” (“O gömleği denemek istiyorum.” “Hangisi?” “Mavi olanı.”)
  • “Those students in the back row are from the States, but the ones in the front line are from Canada.” (“Arka sıradaki öğrenciler Amerikalılar, ama ön sıradakiler Kanadalılar.”)
“A/an, my/your … etc., some, any, both” ve sayıların hemen arkasından “one/ones” kullanılmaz. Ancak arada bir sıfat varsa ‘one’, ‘ones’ kullanılabilir.
ÖRNEK :mrgreen:
  • Don’t make a sudden decision to work in that company; you deserve a better one with your qualifications. (O şirkette çalışmak için ani bir karar alma; sen niteliklerine göre daha iyi bir tanesini hak ediyorsun.)
  • The bowl was so small for the salad she made that she had to use two large ones to serve it. (Kase onun yaptığı salata için o kadar küçüktü ki o, salatayı servis etmek için iki tane büyük olanını kullanmak zorunda kaldı.)
“The, this, that, these, those, each, another, which” ya da superlative adjective’den sonra “one/ones” kullanılabilir ancak zorunlu değildir.
ÖRNEK :mrgreen:
  • Don’t insist on answering all the questions in this book; those ones in the worksheet will be enough for revision. (Bu kitaptaki bütün soruları cevaplamakta ısrar etme; çalışma kağıdındakiler gözden geçirmen için yeterli olacak.)
  • The band that performed the last in the contest was also the best (one). (Yarışmada en son sırada performans alan grup da en iyilerinden biriydi.)
  • Which (one) would you like to buy out of these two dresses? I will buy the black one if you buy the other (one). (Bu iki elbise dışında almak istediğiniz hangisi? Eğer diğerini alırsam siyah olanını alacağım.)
  • Please, don’t wear this pink tie; get another (one). (Lütfen bu pembe kravatı takma; başka bir tane al.)
Bu zamirler ‘relative clause’ yapısıyla da yaygın olarak kullanılır.
ÖRNEK :mrgreen:
  • The one who is standing over there is our landlady. (Onun üzerinde duruyor olan kimse bizim ev sahibimizdi.)
  • Dolores has filed the ones which belong to past year’s clients. (Dolores geçen yılın müşterilerine ait olanları dosyaladı.)

That of / Those of

Bu iki yapı, cümlede daha önce bahsedilmiş bir ismi yeniden tekrarlamamak için kullanılabilir. Tekil bir isim yerine “that of”, çoğul bir isim yerine “those of” yapısı kullanılır.

ÖRNEK :mrgreen:
  • I can’t imagine a greater life than that of a teacher. (… than the life of a teacher) (Bir öğretmeninkinden daha büyük bir yaşam hayal edemiyorum.)
  • We should admit that the responsibilities of mothers are far more serious than those of fathers. (the responsibilities of fathers) (Biz, annelerin sorumluluklarının babalarınkinden daha ciddi olduğunu kabul etmeliyiz.)

One of

“One of” yapısından sonra çoğul bir isim gelir. Bu çoğul ismin başında “the, my, those” gibi bir belirleyici gelmesi zorunludur. ‘One of’ yapısından sonraki özne-fiil uyumuna dikkat etmek gerekir. Bu yapıdan sonraki fiil tekil olmalıdır.
ÖRNEK :mrgreen:
  • one of his books (onun kitaplarının birisi)
  • one of the/my/those birds (NOT one of birds)
  • One of the cars in the parking lot has been sold. (Otoparktaki arabaların biri satıldı.)
  • One of my classmates was awarded a scholarship in Canada. (Sınıf arkadaşlarımın birisi Kanada’da bursla ödüllendirildi.)
  • İstanbul is known as one of the most beautiful places not only in Europe but also in the whole world. (İstanbul, sadece Avrupa’da değil aynı zamanda bütün dünyada en güzel yerlerden biri olarak bilinir.)
Bazen “one of” tekil bir isimle kullanılır ancak bu tekil isim bir gruba gönderme yapan bir isimdir.
ÖRNEK 😀
  • Why don’t you ask one of the crew? (Neden ekipten birisine sormuyorsunuz?)

One or it

“One” bir nesneden genel olarak söz ederken, “it” ise daha önceden tanımlanmış belirli bir nesneye gönderme yapmak için kullanılır.
ÖRNEK :mrgreen:
  • I have to get a ticket to travel on public buses but I don’t know where I can get one. (Halk otobüslerinde seyahat etmek için bir bilet almak zorundayım, ama bir tane nerden alacağımı bilmiyorum.)
  • Take this card and don’t lose it; or else, you won’t be allowed to enter there. (Bu kartı al ve onu kaybetme; aksi takdirde oraya girmene izin verilmeyecek.) 
  • I haven’t got a calculator and I need one for the calculus class. (Benim bir tane hesap makinesine sahip değilim ve calculus dersi için bir tane ihtiyacım var.)
               BUT
  • “Have you seen my calculator around here?” “Yes, I’ve just seen it on your desk.” (“Buralarda hesap makinemi gördün mü?” “Evet, az önce onu senin sıranda gördüm.”)

İlginizi Çekebilir

Reflexive Pronouns

Şahısların yaptıkları işten kendilerinin etkilendiği durumlarda, diğer bir ifadeyle, özne ve nesnenin aynı kişi olduğu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super