Son Yazılar
Ana Sayfa / Seviyeler / A2 / Possessive Adjectives

Possessive Adjectives

Possessive Case

a) ‘Possessive case’ sahiplik durumunun isimlerle birlikte kullanılmasıdır. Bu durumda isimlerin sonuna (‘s) takısı eklenir.

  The new manager‘s performance is not as satisfactory as we have expected.

(Yeni müdürün performansı beklediğimiz kadar tatmin edici değil.)

b) İsim çoğulsa, yani sonunda (s) varsa yalnızca (‘) koymak gerekir.

The boy‘s mother is in the living-room talking to her friend over their exam results.

(Erkek çocuğun annesi, oturma odasında arkadaşıyla onların sınav sonuçları üzerinde konuşuyorlardı.)

c) İsim çoğul, ancak düzensiz ise (‘s) konulur.

The children‘s parents started to be worried since they hadn’t been in sight for a long time.

(Çocukların aileleri, çocuklar uzun zamandır görünürde olmadıkları için endişelenmeye başladılar.)

d) Bazı özel isimlerin sonunda (s) bulunabilir. Bu durumda, özel isimlere mahsus olmak üzere, iyelik özelliği ismin sonuna hem (‘s) konularak, hem de yalnızca (‘) eklenerek ifade edilebilir.

Melis‘s (Melis’) ideas have attracted no attention in the department meeting.

(Melis’in fikirleri bölüm toplantısında ilgi çekmedi.)

e) İyelik özelliği cansız varlıklarda genellikle ‘of’ ile verilir. Ancak, organizasyon isimleriyle (company, firm …) veya Britain, Asia, town, world, city gibi kelimelerle ‘s de kullanılır.

The pages of the book have been torn as it has been used for a long time as a reference book.

(Kitabın sayfaları, uzun zamandır referans kitabı olarak kullanıldığı için yırtık.)

You need to change the colour of the room and choose a lighter one.

(Senin odanın rengini değiştirmene ve daha açık bir renk seçmene ihtiyacın var.)

Britain’s political issues – the political issues of Britain

the city’s landscape – the landscape of the city

the firm’s administrative staff – the administrative staff of the firm

f) ‘s zaman sözcüklerinin yanı sıra süreç bildiren sözcük ve kalıplarla da kullanılır.

I saw the ad in yesterday’s newspaper.

(Dünün gazetesinde reklamı gördüm.)

ÖRNEK 💡

Urbanization and globalization will be discussed in tomorrow’s session.

Never expect to be successful after just one hour’s study!

I felt myself completely numb and lazy after twelve hours’ sleep.

Aitlik anlamı verirler,ancak arkalarından getirilecek bir isim ya da isim grubuyla birlikte kullanılmak zorundadırlar.
ÖRNEK 😀
  • Have you taken your new torch with you?

(Sen yanına yeni meşaleni aldın mı?)

‘Possessive adjective’ler “possessive” “s” yapısının verdiği anlamı verirler.
ÖRNEK 😀
  • It is John‘s book. = It is his book. (O, onun-John’un- kitabı.)
  • They are my friends’ bikes. = They are their bikes.

         (Onlar, onların-benim arkadaşlarımın- bisikletleri.)

Yukarıdaki cümlede olduğu gibi, sözcük ‘s’ kullanılarak çoğul yapılmışsa, aitlik anlamı vermek için sadece üstten kesme işareti (apostrophe) kullanılır.
Bazen ‘the’ article’ı ‘my, your’ gibi ‘possessive adjective’lerin yerine kullanılabilir.
ÖRNEK 😀
  • A stone hit me on the head while I was passing by children’s playground.

(Çocukların oyun bahçesinden geçiyorken başıma taş çarptı.)

  • One of my friends had a terrible pain in the stomach yesterday.

(Arkadaşlarımın birisinin dün karnında berbat-kötü bir ağrı vardı.)

One’s ve whose yapıları da sahiplik yapılarıdır.
ÖRNEK 😀
  • One has an obligation to one’s friends. (Birinin arkadaşlarına zorunluluğu var.)
  • Whose book is this? (Bu kimin kitabı?)
Sahiplik sıfatları “the, a/an, this” gibi yapılarla kullanılmaz.
ÖRNEK 😀
  • I have lost my pen. (NOT …the my pen) (Ben kalemimi kaybettim.)
Önüne geldiği nesnenin kime ait olduğunu belirten iyelik sıfatlarıdır. İsim veya isim gruplarını niteler, tek başlarına anlamı yoktur. İyelik belirten ‘s’ ekinin verdiği anlamı verir. Bu ifadelerle ilgili soru sormak gerekiyorsa soru kelimesi olarak ‘whose’ kullanılır.
ÖRNEK 😀
  • James has decorated his new house in such a way that its style charms everyone.

          (James yeni evini, tarzını herkesi büyüleyecek şekilde dekore etti.)

  • Peter and Sarah have decided to get married in the summer and they think that their wedding will be an unforgettable one.

(Peter ve Sarah, yazın evlenmeye karar verdiler ve onlar düğünlerinin unutulmaz bir düğün olacağını düşünüyorlar.)

  • My friends and I are working for a charity and we donate some of our pocket money there.

(Benim arkadaşlarım ve ben bir hayırsever kurumu için çalışıyoruz ve bizim  poşet paralarımızın bazılarını bağışlıyoruz.)

Bir şeyin sözü geçen kişiye ait olduğunu vurgulamak için possessive adjective’lerden sonra “own” kelimesi kullanılabilir. ‘own’ of ile beraber sahiplik anlamı vermek için de kullanılır.
ÖRNEK 😀
  • I don’t need your trekking equipment; I’ve brought my own rope and helmet.

(Senin yürüyüş ekipmanına ihtiyacım yok; ben kendi ipimi ve miğferimi aldım.)

  • You can’t find the chart in this computer as Mike wrote it on his own laptop.

(Mike onu kendi bilgisayarında yazdığı için sen bu bilgisayarda çizelgeyi bulamazsın.)

  • Dora has always longed for a house of her own/ her own house.

(Dora genellikle kendi evini özledi.) 

Bir kişinin bir eylemi yardımsız veya yalnız başına yaptığını vurgulamak için ‘on + possessive adjective + own’ kalıbı kullanılır.
ÖRNEK 😀
  • I can’t understand why she likes having a holiday on her own. (alone – by herself)

(Ben onun tek başına tatile gitmeyi neden sevdiğini anlamıyorum.)

  • It was a real success for the kids to clean the whole garage on their own. (without help – by themselves)

(Bütün garajı yardım almadan temizlemek çocuklar için gerçek başarıydı.)

İlginizi Çekebilir

Substitution About Pronouns

One, ones “Do you need a pen ?” “No, thanks. I already have one.” (“Bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Watch Dragon ball super