The post Possessive Pronouns Alıştırma appeared first on İngilizceyi Severek Öğren.
]]>The post Possessive Pronouns Alıştırma appeared first on İngilizceyi Severek Öğren.
]]>The car in the front is mine. (Öndeki araba benim-benimki.) There are many keys here. Which of these are yours? (Burada bir çok anahtar var. Seninki bunlardan hangisi?) a former colleague of mine (benim eski bir meslektaşım) an old friend of hers (onun eski bir arkadaşı) ➡ I met another colleague …
The post Possessive Pronouns appeared first on İngilizceyi Severek Öğren.
]]>
I met another colleague of … yesterday. (Ben dün onun başka bir meslektaşı ile karşılaştım.)
a) hers (doğru) b) her (yanlış)
B: Why don’t you ask Dan? (Neden Dan’a sormuyorsun?)
A: I can’t use his as it is too big. (O çok büyük olduğu için ben onunkini kullanamıyorum.)
B: Ok. I can give you mine as long as you bring it back before dinner. (Tamam. Onu akşam yemeğinden önce geri getirdiğin müddetçe benimkini sana verebilirim.)
The post Possessive Pronouns appeared first on İngilizceyi Severek Öğren.
]]>Possessive Case a) ‘Possessive case’ sahiplik durumunun isimlerle birlikte kullanılmasıdır. Bu durumda isimlerin sonuna (‘s) takısı eklenir. The new manager‘s performance is not as satisfactory as we have expected. (Yeni müdürün performansı beklediğimiz kadar tatmin edici değil.) b) İsim çoğulsa, yani sonunda (s) varsa yalnızca (‘) koymak gerekir. The boy‘s mother is in the …
The post Possessive Adjectives appeared first on İngilizceyi Severek Öğren.
]]>
The new manager‘s performance is not as satisfactory as we have expected.
(Yeni müdürün performansı beklediğimiz kadar tatmin edici değil.)
The boy‘s mother is in the living-room talking to her friend over their exam results.
(Erkek çocuğun annesi, oturma odasında arkadaşıyla onların sınav sonuçları üzerinde konuşuyorlardı.)
The children‘s parents started to be worried since they hadn’t been in sight for a long time.
(Çocukların aileleri, çocuklar uzun zamandır görünürde olmadıkları için endişelenmeye başladılar.)
Melis‘s (Melis’) ideas have attracted no attention in the department meeting.
(Melis’in fikirleri bölüm toplantısında ilgi çekmedi.)
The pages of the book have been torn as it has been used for a long time as a reference book.
(Kitabın sayfaları, uzun zamandır referans kitabı olarak kullanıldığı için yırtık.)
You need to change the colour of the room and choose a lighter one.
(Senin odanın rengini değiştirmene ve daha açık bir renk seçmene ihtiyacın var.)
the city’s landscape – the landscape of the city
the firm’s administrative staff – the administrative staff of the firm
I saw the ad in yesterday’s newspaper.
(Dünün gazetesinde reklamı gördüm.)
ÖRNEK
Urbanization and globalization will be discussed in tomorrow’s session.
Never expect to be successful after just one hour’s study!
I felt myself completely numb and lazy after twelve hours’ sleep.
(Sen yanına yeni meşaleni aldın mı?)
(Onlar, onların-benim arkadaşlarımın- bisikletleri.)
(Çocukların oyun bahçesinden geçiyorken başıma taş çarptı.)
(Arkadaşlarımın birisinin dün karnında berbat-kötü bir ağrı vardı.)
(James yeni evini, tarzını herkesi büyüleyecek şekilde dekore etti.)
(Peter ve Sarah, yazın evlenmeye karar verdiler ve onlar düğünlerinin unutulmaz bir düğün olacağını düşünüyorlar.)
(Benim arkadaşlarım ve ben bir hayırsever kurumu için çalışıyoruz ve bizim poşet paralarımızın bazılarını bağışlıyoruz.)
(Senin yürüyüş ekipmanına ihtiyacım yok; ben kendi ipimi ve miğferimi aldım.)
(Mike onu kendi bilgisayarında yazdığı için sen bu bilgisayarda çizelgeyi bulamazsın.)
(Dora genellikle kendi evini özledi.)
(Ben onun tek başına tatile gitmeyi neden sevdiğini anlamıyorum.)
(Bütün garajı yardım almadan temizlemek çocuklar için gerçek başarıydı.)
The post Possessive Adjectives appeared first on İngilizceyi Severek Öğren.
]]>